Akdeniz’de yaşayan kaplumbağaların yüzde 25’i yavrulamak için Samandağ sahiline geliyor. Onlar buranın en eski yerlileri aslında. Tam 95 milyon yıldır onlar buradalar. Caretta caretta (iribaş kaplumbağa) ve Chelonia mydas (yeşil kaplumbağa) yazın sıcağında sahile gelerek ayaklarıyla açtığı çukura yumurtalarını bırakır ve 50-60 gün sonra yavrular sahil kumlarının içinden çıkmaya başlar. Doğal hayatı korumak için resmi görevlilerin yanısıra gönüllü ekipler de sahilin temizlenmesine yardımcı oluyor. Sahil kirden kurtuldukça sahip olduğu güzellikleri olduğu gibi gösteriyor. Kum zambakları açıyor Samandağ kumsallarında. Kumul bitkileri yönünden de zengin bu sahil. 200 bitki türü tespit edilmiş sahilde. Ocak-şubat döneminde Samandağ nergis kokar buram buram. Ne yazık ki Samandağ sahili Antakya’dan Asi Nehri ve Akdeniz’den dalgalarla gelen atıklarla boğuşuyor. Neredeyse günlük temizlenmeye ihtiyaç duyuyor. 1991 yılında kurulan Samandağ Çevre Koruma ve Turizm Derneği doğal hayatın korunması noktasında yöre halkını bilinçlendirmek için çalışmalar yapıyor. Hatta www.septos.net adlı internet sitelerinde hem doğal hayat hem de Samandağ hakkında geniş bilgi veriyorlar. Eski Asi yatakları da yörenin bir başka zenginliğini oluşturuyor. 1970’li yılların ortalarında Asi’nin yatağa Samandağ ovasından kaydırılarak yeni bir yatağa taşınır ve setlerle önü kesilir. Böylece eski yataklar bataklık görünümleri ile turizm açısından elverişli yerler haline gelmiş. Tek sorun bu yerleri doğal alan olarak koruma altına almak. Dernek yöneticisi ve araştırmacı İsmail Zübari bize yörenin tarihi ve doğal dokusu hakkında bilgi veriyor. Görüyoruz ki büyük ölçüde bozulmamış dokusuyla Samandağ zaman çemberinde yoluna devam ediyor. Zübari, Samandağ’ın görülmesi için nedenleri şöyle sıralıyor: “Son zamanlarda alternatif turizm çeşitlerini geliştirdik. Eko-turizm olanağımız var. Tarihimiz, doğamızı ve kültürümüzü birarada yaşatacağımız ve sergileyebileceğimiz eko turlar büyük ilgi görüyor. Kaplumbağalarımızı yumurtlama ve yumurtadan çıkma döneminde görmeye gelebilirsiniz. Tarihi yönümüz henüz tam olarak ortaya çıkarılmamış. Eğer antik Selefkiye antik şehri kazılıp ortaya çıkarılırsa, Efes’ten çok daha büyük ve zengin bir antik kent gün yüzüne çıkacaktır. Bir şansımız daha var. Antik limanımızın hala yeri belli ve şehrin içinde. Efes’in artık bir limanı yok, toprakla dolmuş ve yok olmuş. Bizim limanımızın yeri bataklık olarak duruyor, surları duruyor.
|